| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | anyone else zm. | diğer herkes | ||
|
You must talk to my grandmother and to my grandfather and to anyone else. Büyükannemle, büyükbabamla ve diğer herkesle konuşmalısınız. More Sentences |
||||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | stop someone from hurting anyone else f. | başkasına zarar vermesini önlemek | ||
| İfadeler | ||||
| İfadeler | we were so close not any more than anyone else expr. | hiç kimsenin olmadığı kadar yakındık birbirimize | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | did you see anyone else in the area? expr. | bölgede başkasını gördünüz mü? | ||
| Konuşma | I don't know anyone else expr. | başka kimseyi bilmiyorum | ||
| Konuşma | is there anyone else coming? expr. | başka gelen var mı? | ||
| Konuşma | we don't want anyone else involved and other people hurt unnecessarily expr. | başkaları araya girmesin ve boşuna canlar yanmasın | ||